Androjen Kimlik Ne Anlama Gelir? Kimlik, Toplum ve Birey Üzerine Cesur Bir İnceleme
—
Androjen Kimlik: Tanım ve Gerçeklik
İzmir’de 28 yaşında bir genç yetişkin olarak, çevremdeki insanları gözlemlemeyi seviyorum. Son zamanlarda, sosyal medyada “androjen kimlik” kelimesi sürekli karşımıza çıkmaya başladı. “Androjen kimlik nedir?” sorusu da tam burada devreye giriyor. Klasik bir soru, değil mi? Ama bence, bu konuyu ele alırken dikkatli olmamız gerekiyor. Çünkü, herkesin rahatça konuştuğu bir mesele haline gelmiş olabilir ama bu kimlik kavramı, aslında düşündüğümüzde oldukça karmaşık ve derin.
Birçok insan “androjen kimlik” deyince, gözlerinde bir parıltı beliriyor: “Aaa, bunlar da neyin nesi?!” Halbuki androjen kimlik, basitçe söylersek, kişinin cinsiyet kimliği ile ilgili bir tanım. Cinsiyet kimliği, kişinin kendini kadın ya da erkek olarak tanımlamaktan çok, her iki cinsiyeti de içerebilen veya hiçbiriyle özdeşleşmeyen bir kimlik biçimidir. Yani, erkek veya kadın olmanın ötesinde bir duruş, bir kimlik biçimi. Ama işin içine girince, bence işin rengi biraz değişiyor.
Androjen kimlik, genellikle toplumsal cinsiyet normlarını reddeden, her iki cinsiyetin özelliklerine de sahip olabilen, ya da bunlardan hiçbirini kendine uygun görmeyen bir kimlik. Yani, tek kelimeyle tanımlayacak olursam, “çift yönlü” bir kimlik. Ama buradaki “çift yönlü” biraz daha derin: Bir tür kimlik anarşisi, hatta isyan gibi de düşünebiliriz. “Her şey olabilir ve belki de hiçbir şey değil” şeklinde bir duruş.
—
Güçlü Yanlar: Cesur, İleriye Dönük, Toplumsal Normlara Karşı
Androjen kimlik, toplumsal normları sorgulamak, aslında var olan cinsiyet kalıplarına meydan okumak isteyen bireyler için harika bir alan sunuyor. Aslında, burada kimlik seçimi yapan kişi, “benim kim olduğum seni neden ilgilendiriyor?” diyerek başlıyor. Bunu, bir isyan olarak da görebiliriz. Toplumun kadın ve erkek üzerine şekillendirdiği kalıpları aşmak, tamamen bireysel bir tercih. Bu, son derece cesur bir hareket.
Toplumda “kadın” ya da “erkek” olmanın baskılarından sıkılmış, bu kimliklerin ona dayattığı kısıtlamalardan bıkan bireyler için, androjen kimlik bir özgürlük alanı yaratıyor. Bunu, “zihinsel özgürlük” olarak da değerlendirebiliriz. Çünkü androjen kimlik, bir anlamda cinsiyet kimliğini aşan bir duruş; bir çeşit kimlik serbestliği. İnsanlar, isterse “kadın gibi” giyinebilir, isterse “erkek gibi”. Ama burada önemli olan, bunu neyin zorlamasıyla değil, tamamen kendi istekleriyle yapıyor olmaları. Toplumsal cinsiyet normlarına karşı bir çıkış, bir bilinçaltı başkaldırı.
Ayrıca, bir başka güçlü yönü de, çok yönlü bir kimlik olmasının getirdiği empati yeteneği. Çünkü androjen kimliği benimseyen biri, erkekliğin ya da kadınlığın getirdiği normlara uymak zorunda kalmaz, her iki tarafın da duygusal durumlarına anlayışla yaklaşabilir. Bu, daha derin bir insanlık anlayışı ve daha güçlü bir empati oluşturur. Her iki cinsiyetin kalıplarına da dair bir farkındalık ve anlayış geliştirebilirsiniz. Hem erkeklerin, hem de kadınların dünyasına, onların bakış açılarına ve yaşadıkları zorluklara da dahil olabiliyorsunuz.
—
Zayıf Yanlar: Kimlik Kargaşası, Toplumun Tepkisi ve Zorunlu Etiketler
Her şeyde olduğu gibi, androjen kimliğin de zayıf yanları var. Her şeyden önce, toplumda hala bu kimliği benimseyen insanlara karşı büyük bir önyargı var. Toplumda kalıplara, normlara ve etiketlere alışmış bir zihin yapısı var. Bu insanlar, genellikle “erkeksen erkeksin, kadınsan kadınım!” yaklaşımını benimserler. Androjen kimliği kabul etmek, bazı insanlar için bir tür kafa karışıklığına yol açabilir. Bunu belki de “bu kimlik tam olarak ne anlama geliyor?” şeklinde sorgulayanlar olacaktır. Kimlik ve cinsiyet, bir insanın toplumsal dünyasında güçlü bir belirleyici olduğu için, “bir kişinin cinsiyet kimliği ne olmalı?” sorusu, toplumun içinde her zaman bir tartışma konusu olur.
Diğer bir problem ise, androjen kimliğin bazen kimlik kargaşasına yol açabilmesidir. Yani, androjen kimlik, aslında bazen kimliğin kesinleşmemesi anlamına gelebilir. Çünkü kişi hem kadınlık hem erkeklik özelliklerine sahip olmaya çalışırken, bir noktada kendini tam olarak tanımlayamıyor olabilir. İnsanlar net olmayı sever, toplumsal roller net olmayı sever. O yüzden androjen kimlik, bazen karmaşa yaratabiliyor.
Ayrıca, toplumun bu tür kimliklere yaklaşımı, ciddi bir zorluk oluşturuyor. Kimi insanlar için, androjen kimlik, kafa karıştırıcı ve belirsiz bir şey. Çünkü insanlar kolayca bir başkasını anlayabilmek için etiketlere ihtiyaç duyar. “O kişi kadın mı, erkek mi, yoksa başka bir şey mi?” gibi sorular, toplumsal yapının kabullenmediği, henüz yerleşik olmayan kimlik türlerinde sürekli dile gelir.
—
Tartışmaya Açık Sorular: Kimlik Nereye Gidiyor?
1. Kimlik, toplumun belirlediği kalıplara karşı mı şekillenir, yoksa tamamen bireysel bir tercih midir?
Yani, toplumsal cinsiyet kimliklerinin dışına çıkmak ne kadar cesurca ve ne kadar sağlıklı bir tercih?
2. Androjen kimlik, gerçek bir özgürlük alanı mı yoksa sadece daha karmaşık bir kimlik bunalımı mı yaratıyor?
Bu kimlik kargaşasının toplumsal hayata nasıl etkileri olabilir?
3. Toplumun androjen kimliğe olan tepkisi, aslında bu kimliği daha mı çekici kılıyor, yoksa gerçek anlamda kabul görmesini engelliyor mu?
“Farklı olmak” ne kadar gerçekten fark yaratabilir?
—
Sonuç: Androjen Kimlik ve Geleceğin Kimliği
Androjen kimlik, kesinlikle cinsiyetin ötesinde bir düşünce biçimi. Bence, bu kimlik üzerinden yazılacak bir makale, hem cesur olmalı, hem de toplumun ne kadar dar bir çerçevede düşündüğünü gözler önüne seriyor olmalı. Androjen kimlik, bir toplumun hangi yönlerden daha “açık fikirli” olduğunu ve hangi yönlerden hâlâ eski kalıplara sıkışıp kaldığını gösteriyor.
Fakat unutmamak gerek: Her şey gibi, androjen kimlik de bir süreç. Toplumla beraber değişen, gelişen, dönüşen bir şey. Öyle ya da böyle, kimliklerimiz her zaman toplumsal yapıya, içsel arzularımıza ve dış dünyaya göre şekillenecek. Asıl soru şu: Kimlik, ne kadar özgür olabilir?